02 Eylül 2006

gecenlerde guardian’da okudugum kose yazisinin uzerine ingiltere-andorra macini izleyince ilgili yaziyla ayni eksende dusunmeye basladim. yazida kisaca gunumuz futbolunda, takimlarin fiksturleri giderek kabarmaya baslamisken, ufak ulkelerin direkt eleme gruplarinda yer almasinin kimsenin pek isine yaramadigina deginiliyordu. zira andorra gibi kucuk takimlarla ingiltere gibi buyuk takimlarin yaptigi maclar aslinda mac statusunu bile girmekte zorlaniyor. ornegin bugun, ingiltere’nin top hakimiyeti %80?lere kadar ulasti; andorra’nin tek forveti macin cogunda santra civarinda bile gorulmedi. 11 kisilik defans kelimenin tam manasiyla…

boyle bir durumun ortaya cikmasindansa, misalen avrupa’nin en gucsuz ilk 10 takiminin kendi aralarinda bir on eleme asamasi duzenleyip, bu asamanin galiplerinin ust gruplara cikmasi daha mantikli olabilir. bu sayede hem kendileri daha mucadeleci maclar oynamis olurlar hem de gruplar 7 ya da 8 takim degil de 5-6 takimdan meydana gelir. boylece uluslararasi fiksturde de bir miktar hafifleme gerceklesebilir. zira liechtenstein, andorra, san marino, estonya, luxemburg ya da faroe adalari’nin diger takimlarla yaptiklari maclar hic bir mana ifade etmiyor.

bugunku maca gelirsek eger; isin dogrusu pek soylenebilecek bir sey de yok. jermaine defoe’nun iki golu, hargreaves’in kendini iyice milli takimda kabul ettirmeye baslamasi, crouch’un kolay takimlara gol atmaya devam etmesi bahsedilebilecek seylerden en onemlileri kanimca.

Hiç yorum yok: