08 Eylül 2006

acikcasi trabzonspor lazaroni'yi goreve getirdigi zaman da cok sasirmis ve bu birlikteligin fazla uzun surmeyecegini dusunmustum; belki ilk devrenin sonuna kadar. son gelismelerle birlikte cok cok daha kisa bir surede lazaroni gorevinden alindi. aslinda bu olay bile su an turk futbolunun ve kluplerin yonetim anlayislarinin nasil bir durum icerisinde oldugunu gosteren guzel bir ornek teskil ediyor. hala yaygin bir amatorce yaklasim var; oyuncu transferlerinde ve teknik direktor tercihlerinde. cogu takimin sezona basindaki yabanci oyunculariyla sezon biterken ellerinde kalanlari karsilastirin. dogru duzgun izlenmeden menajerlerin doldurusune gelinerek alinan suruyle yabanci futbolcuya rastliyoruz.

tranbzonspor da hangi akla hizmet, daha evvel hangi basarilari eldi ettigi mechul, fenerbahce'de kotu bir yonetim gosteren lazaroni'yi basa getirerek bu isten ne kadar anladigini da gostermis oldu. halilhodzic gibi yetenkli bi hocayi ise zorla gondertti. klup yonetiminde sadece paraya sahip olmak ve olaya amatorce yaklasmak ne yazik ki neticede cogu zaman husranla noktalanan eylemlere sebebiyet veriyor, hem maddi hem de manevi olarak. misal lazaroni'ye sadece 4 lig macina cikmis olmasina ragmen anlasmasini fesh etmek icin 600 bin dolar verilmis, yardimcilarina verilen paralar haric. hazin bi tablo. ziya dogan umarim basarili olur, lakin trabzonspor gibi stresi bol ve komplolarla orulmus bi klupte bu cok da kolay gorunmuyor.

Hiç yorum yok: